İtiraf ediyorum ki çok hoş bir pazartesi yaşadım…Önce iki film üstüste izledim. İkisi de sıkı seçimlerdi. Filmlerden biri “100 Yılın İtirafları”. Duymuştursunuz: Amerikan dış politikasının neredeyse çeyrek yüzyılına imzasını atan Robert S. Mcnamara`nın icraatlarının bir nevi özetiydi. İşte size zat-ı alilerinin yaşadıklarından çıkardığı hayat dersleri:
1. Düşmanınızı tanımaya çalışın.
2. Akıl, sizi korumaya yetmeyebilir.
3. Verimliliği en yüksek düzeye çıkarın.
4. Verileri toplayın, analizlerinizi olabildiğince çok veriye dayandırın.
5. Savaşta oransallığı ilke edinin.
6. İnandıklarımız ve gördüklerimiz çoğu kez yanlıştır; bu gerçeği kabullenin.
7. Her zaman kararlarınızı gözden geçirmeye hazırlıklı olun.
8. Unutmayın, iyilik yapmak için kötülüğe bulaşmanız gerekebilir.
9. Asla asla demeyin.
10. İnsan doğasını değiştirmeye yeltenmeyin…
Aslına bakarsanız yukarda sayılanlar da dahil film bana hiçbirşey öğretmedi, sadece bir izlenimimi pekiştirdi: Bu mevki-makam adamları hep böyledir; yanlışlarını asla kabullenmezler!
Sonra kızları eve topladım, `spontan` bir eğlence yapalım, dedim. Eğlence dediysem gerçek eğlenceden bahsediyorum ki bunun da başlıca iki şartı var: iş hayatından şikayet edip ağlanmak yok; erkeklerden ve erkek temalı sohbetlerin yan dallarından (çapkınlık gibi, evlilik gibi, terkedilmek gibi) bahsetmek yok! Akşamın ilk yarım saati “çizmen çok hoşmuş, yeni mi?”, “Tırbişon nerde?” “Bu gardrop ve yatak neden salonda?” gibi klasiklerle geçti. Her gelene cevap vermek epey vakit alıyor. Ama sonrasında, ikinci kadehler yarılandığında vakit daha yavaş akmaya başladı sanki. Biraz okul yıllarından bahsedildi, biraz hava ve yol şartlarından. İlk şişenin sonunu görmeden herkesin içi geçmişti. At arabası kabak olmadan uykuya dalmıştık bile. Geceden çıkanlar: Hayat pahalıydı, taksi şoförleri çok kaba. Kimse bu aralar doğru dürüst okumamakta. Ve gecenin yasaklı iki konusu olmasa hayat hep böyle dingin olacaktı aslında…
Son olarak bir tane de benim yaşadıklarımdan çıkardığım hayat dersi: Bundan böyle “her giden birşeyler götürdü benden” söylemine evdeki dinlenilesi CD`lerin dahil olmaması için azami gayret göstermek gerek. Yoksa detone kızları dinlemek zorunda kalabilirsin….