Wittgenstein`ı sevmek için birkaç neden

“Kendini düzelt; dünyayı düzeltmek için yapabileceğin tek şey bu” dediği için.
Yazarken kendi kendini aldatmış olmaktan korktuğundan yazdığı itiraflarını bile yaktığı için.
Karşımızdaki insanın zihnindeki görüntümüzü kendimizi anlatarak çizemeyeceğimizi öğrettiği için
Felsefe alanında çalışmanın insanın öncelikle kendi üzerinde çalışması anlamına geldiğini düşündüğü için
Dostluğa inandığı için”Bir dost, anlamsızlık alanında bile kilometrelerce yol alabileceğiniz kişidir” dediği için
Neden felsefe yaptığı sorulduğunda, felsefe yapmakla insanın kendinden başka kimseye zarar vermediğini söylediği için.
ܜniversitedeki dersini bitirir bitirmez en yakın sinemaya koşup bir western ya da müzikal izlediği için
Öğrencilerine “Bir başkasının derinlikleriyle sakın oynama!” prensibini salık verdiği için.(Yazılarının bu kısmı özellikle evli çiftlere önerilir..)
“Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” dediği için.
(Wittgenstein`ın yazılarında “Ben” felsefeye “dünyanın benim dünyam” olması yoluyla girer. “Metafizik özne” de denilen bu “Ben” dile getirilebilir bir şey değildir. Bir şeyden söz etmekle o dile getirilmiş olmaz. Bir şeyin ne olduğunu söylemek yani onun varlığından söz etmek onu dile getirmek demek değildir. Burada bir parantez daha açarak dile getirmek ile kastedilenin sadece bahsetmek ya da belirtmek değil, anlamına vakıf olunmasını sağlamak ve varlığını kanıtlamak üzere ifade etmek olduğunu belirtmek gerek. Diğer pek çok sosyal bilimci gibi, Wittgenstein`ın felsefesinin bir diğer cilvesi de onun ifadelerinin, kelime oyunlarının tercüme edilmeye pek müsait olmaması)
“Felsefe, aklımızın dille büyülenmesine karşı verilen bir savaştır” dediği için.
“Ne üstüne konuşulamıyorsa, o konuda susmalı” dediği için.
Keşke herkes az biraz Wittgenstein okusa. Belki o zaman biraz daha düşünerek konuşurlar.

Comments are closed.