zil, şal ve gül
Finans, bilgi-işlem ve medya…İnsanlarla toplumlar arası ilişkileri belirleyen üç temel endüstriyel çerçeve..Bu üç alanın içiçe girdiği, örtüştüğü ya da birbirinin yerine geçtiği durumların toplamı ise sanki çağımızın bir özetini ifade ediyor.
Düşünüldüğünde, paranın bir değişim değeri tanımı olarak sıkı kurallara bağlanmış, neredeyse nesnel kavranışından bugünkü uçar kaçar ama o ölçüde de kaçınılmaz bir varlık haline gelmesi arasında biz fanilerin zamanı saptamak için yaptığı bölümlemeler cinsinden ne kadar az birimin geçtiği görülebilir. Daha 50 yıl öncesine kadar para dediğimiz şey meşhur tabiriyle yoğunlaştırılmış emek olarak görülüyor ve insanlık kadar eski bir tarihi olan değerli metallere dayanıyor, değerini onlardan alıyordu. Artık öyle mi ya? Birtakım insanların belli odalarda oturup şu kadar ya da bu kadar basmaya karar verdikleri kağıt parçaları yani selüloz demetleri para diye kullanılıyor ve kabul görüyor. Üstelik sözünü ettiğim kağıt parçaları bile hayli arkaik nesneler haline döndü artık. Bilgisayarların hafızalarındaki bir takım rakamları paradır diye belleyip yine o hafızalar üzerinden alıp satmaya başladık. Yok canım, o rakamların parasal değer olarak karşılığı var, diyenlere herhangi bir ülke piyasalarındaki parasal arz ile piyasadaki para miktarını karşılaştırmalarını hararetle öneririm. Hem enflasyon denilen modern illetin nereden geldiğini sanıyorsunuz?
Olmayan değerlerin olmayan eşitliklerle bilgisayarlara yüklenmesi aslında yeni çağın üç hayalinden biri olan bilgi-işlem sayesinde mümkün olabildi. Silikon ve devre teknolojilerinin 1970`lerin ikinci yarısından sonra hızla ilerlemesi bilgisayarları hem ucuz hale getirdi hem de işlem kapasitelerini inanılmaz boyutlara eriştirdi (yani eriştirmiş, ben kucağımda bulduğumda inanılmaz haldeydi). İnsan zihninin hiçbir zaman ulaşamayacağı hesap edilen işlem kapasiteleri, insanoğlu için yeni hayaller yaratılan bir alanı kullanımımıza soktu. Bilgisayar üretiminin tamamen hayale dayalı olduğunu söyleyebilir miyiz? En azından benim gibi -biraz da sahiplendiği pozitivist eğilim sebebiyle- ortaçağ modernitesinde takılıp kalanlar için bilgisayarların yapabileceği şeyler ancak hayal sınırları içinde anlamlandırılabilir (bknz. Robot Asimo…)
Bilgisayarların beyinleri ile ekranlarını birleştiren ilişkiler kümesi medya dediğimiz ve çağın üç karakteristiğinden biri olan o konuya girizgah yapabilmek için önemli. Medya artık insanlar arası iletişimde aracılık konumunu yitirmiş durumda. Çünkü iletişim çift yönlü ve daha çok eşitler arasında bir alışverişin tanım bulduğu bir alan. Oysa çağımızda medya denildiğinde bir grup büyücü ve kahinin tek taraflı bilgi ve imaj aktarımlarını anlıyor hale geldik. Tek taraflı bu bombardıman, paranın ve bilgi-işlemin yalanını bize taşıyıp duruyor.
Bu üç hayal hayatlarımızı oluşturuyor artık.